
Pandemi süresince ekran karşısında saatler geçirdik, yapılan açıklamaları takip ettik ve netice olarak her ne kadar ilk haftalarda bazı bilim kurulu üyelerinin "ne maskesi yeaaa, bu virüs gribin biraz daha ağırı sadece" şeklindeki söylemlerine rağmen artık hepimiz maske takmanın bu illetten korunabilmenin ilk ve en önemli şartı olduğu konusunda hemfikiriz sanırım. Hal böyleyken halen bazı uzaylıların maskeye direnmesini, buldukları her fırsatı halay çekmek, asker yollamak ya da taziye ziyaretinde bulunmak için kullanmalarını anlayamıyorum.
Siz de merak ediyor musunuz? Ülkemizde ilk vaka ortaya çıktığında, hani şu çok saygıdeğer olan, evden çıkmadığı halde yurtdışından ülkeye giriş yapan, tüm yetkililerin nasıl takdim edeceğini şaşırdığı, ismini vermediği ama tüm insani özelliklerini sıraladığı yüce şahsiyet ve ailesinden ilk haberdar olduğumuz zamanlar, bildiniz değil mi? Mesela hemen o gün sağlam bir sokağa çıkma yasağı uygulansaydı, o süreçte maske vs. stoğu yurtdışına gönderilmek yerine ülkemiz için saklansaydı, yurtiçi-dışı uçuşlar bu kadar vakit kaybedilmeden ve topyekun kaldırılsaydı ve tüm bunlara bilinçli olmanın sorumluluğuyla gönlümüz razı gelseydi, acaba bugünkü tablo nasıl olurdu? Cevabını asla bilemeyeceğiz maalesef.
Bugünlerde vaka sayısı yine yükselişte. Olayları dikkatle izleyen ve bir hafta on gün öncesinden bugünleri görenler için sonuç hiç de şaşırtıcı değil. Gerçekten çok farklı bir zaman diliminden geçiyoruz. Yapılan saçmalıkların yanında verilen emekler de ortada. Şahsen evde geçirdiğim dört ayın, camdan izlemekle yetindiğim en güzel mevsimin boşa gitmesini istemiyorum. Ben 6 yaşında ele avuca sığmaz bir çocukla dört duvar arasındayken, birilerinin evde sıkıldık bahanesiyle pikniğe gitmesini ve virüsü her yere bulaştırmasını kabul edemiyorum. Maskeye on dakika dayanamadığı için virüs kapanların, bu sıcakta bilmem kaç kat kıyafet ve maskeyle işini yapmaya çalışan doktorları meşgul etmesini kabul edemiyorum. Hepimizin üzerine düşen yükümlülükler var ve bir kısmımız buna uyarken diğerleri kafasına göre yaşarsa, bu illetten asla kurtulamayız. Lütfen MASKEMİZİ TAKALIM, maskemizi AĞZIMIZA VE BURNUMUZA DENK GELECEK ŞEKİLDE takalım. (Tuvalet eğitimi gibi ciddi bir eğitim lazım bazılarına çünkü!) Maske takamıyorsak evde kalalım. Ellerimizi her fırsatta yıkayalım, ellerimiz kirliyken yüzümüze dokunmayalım. Ve lütfen ama lütfen kalabalık yaratmayalım, toplanmayalım, bir süre daha teknoloji ile hasret gidermeye devam edelim. Özellikle gençler, tüm parkları istila etmiş durumdalar, ev hanımları ise apartman olarak toplanıp pikniğe gidiyorlar.😱😱😱
Pandemi şikayetlerimin ufak bir kısmını döküp rahatladığıma göre, bu güzel scrapbook albümden bahsedebilirim. Daha önce de pek çok kez çalıştığımız Elif Hanım THY dış hatlarda kabin amiri, albümü doğum gününde alacak olan eşi ise pilot. Sektör havacılık olunca, albüm konsepti de buna uygun oldu. Albüm sonu ise, Elif Hanım'ın eşine vereceği kıymetli bir müjde için ayrıldı.😊
Sağlıklı günlerde tekrar görüşmek dileğiyle, hoşçakalın.✋
Yorumlar
Aslında virüsten korunması çok zor değil ama nasıl bir aymazlık anlamıyorum.
Albüm yine harika olmuş :)
Beğenmene çok sevindim, çok teşekkür ederim:)
Maske konusu karışık bence. Bir doktor da zararlı olabilir uyarısında bulunmuş. Astım, koah gibi hastalıkları daha kötüleştirebileceğini söylemiş.
Albüm şahane olmuş. Bayıldım.
Sağlıklı günler dilerim.
Çok teşekkür ederim,beğenmene sevindim.😊