
Herkese merhaba! Nasılsınız görüşmeyeli? Bende değişen pek bir şey yok, aynı yoğunluk devam ediyor. Aslında şu an kendime şaşırıyorum. Ela Masal yokken ne kadar çok boş vaktim varmış, şu an tamamen boş gelen -burada yazar ulaşamadığı ciğeri kötülüyor da olabilir elbette- işlere ne uzun saatler harcıyormuşum, hayret doğrusu!

Eşimle çocuksuz günlerimizden bahsederken hep o zamanlar bekardık, bekarlık günlerimiz falan derim. Saatlerce uyuduğum, canım ne isterse yediğim, ne bileyim neredeyse koca bir hafta sonunu sırf cilt bakımıma ayırdığım, süslenip püslenip gezdiğim, en büyük derdimin yüzümde çıkan bir sivilce olduğu, eşimle yaz akşamlarında açık havada deli gibi spor yaptığımız günlerin üzerinden sanırım bir asır falan geçti.
Çünkü anladım ki evlilik; ancak çocuktan sonra gerçek, tam zamanlı ve ciddi manada hayata yetişmeye ve sürekli bir şeyleri yetiştirmeye çalıştığım yoğun, yorucu ve bir o kadar da yeni, bol sürprizli, keyifli bir şeye dönüştü.
Çünkü anladım ki evlilik; ancak çocuktan sonra gerçek, tam zamanlı ve ciddi manada hayata yetişmeye ve sürekli bir şeyleri yetiştirmeye çalıştığım yoğun, yorucu ve bir o kadar da yeni, bol sürprizli, keyifli bir şeye dönüştü.



Kendime bakıyorum da nerede o çocuk sesine tahammül edemeyen, gördüğü her çocuktan bucak bucak kaçan ve asla çocuk yapmayacağım diyen ben, nerede şimdi Ela Masal'ın her annem menim (benim) deyişinde eriyip biten, bir anda yavrusunun neye ihtiyacı olduğunu şıp diye anlayıp 20 ayda sanki 100 yıldır anneymişcesine tecrübe sahibi olan ben!
Baksana, daha asıl konuya girip albümden tek kelime etmedim, bu bile benim hayatımı özetleyen bir durum aslında:) Ne yapalım, normal yazılara vakit ayıramayınca, albüm bahanem oluyor, çenem düşüyor:)
Baksana, daha asıl konuya girip albümden tek kelime etmedim, bu bile benim hayatımı özetleyen bir durum aslında:) Ne yapalım, normal yazılara vakit ayıramayınca, albüm bahanem oluyor, çenem düşüyor:)
Aslında bu albüm çok daha güzel fotoğrafları hak ediyordu. Ama hava o gün o kadar kapalı, öyle karanlıktı ki video çekmem mümkün olmadığı gibi fotoğraflar da bol grenli oldu maalesef.


Sayfalardan şu yukarıda gördüğünüz son değil ama sona kalan sayfa. Değişik bir şeyler yapsam, ne yapsam derken aklıma basit bir yelkenli çizip, onu da cebe dönüştürme fikri geldi. Desenli kağıda hemen çizdim, kestim. Kendir ipini yapıştırıp üzerine minik flamalar astım. Sonra da hepsini simle hareketlendirdim.


Her bir sayfa aynı zamanda yukarıya doğru açılan cepler şeklinde tasarlandığından, neredeyse sayfa boyunda büyük fotoğraf kartları içeriyor. Ayrıca ekstra fotoğraf depolamak da mümkün bu ceplere.

Bu da albümün tamamen el yapımı olan defteri. Coptic stitch denilen yöntemle bir araya getirdim sayfaları. İlginiz varsa denemenizi tavsiye ederim, gerçekten çok zevkli bir uğraş.

Şimdilik benden bu kadar. Bir sonraki yayında görüşünceye kadar kendinize iyi bakın, hoşçakalın:)
Yorumlar