.jpg)
Canım Yavrum,
Neredeyse karnımda geçirdiğin süre kadar dışarıdasın. İki avucuma sığan vücudunu şimdi iki kolumla sarıp sarmalayabiliyorum. Boynumdan yukarı çıkmayan başın, şimdi omuzumun üzerinden dünyayı keşfediyor. Yine ne çabuk büyüdün sen yavru kuşum...
.jpg)
Canımın içi, artık sessiz sedasız oturduğun, elinden aldığımız şeylere gıkını bile çıkarmadığın, uzanmayı bilmediğin için son derece tehlikesiz olduğun günler çoktan geride kaldı. Sen artık gözüne kestirdiğin şeyi almak için canını dişine takan, elindeki eşyasına sonuna kadar sahip, olur olmadık her şeye o minik ellerini uzatmaya çalışan çok yaramaz bir bebeksin. Evet, ne mutlu ki, hala resmen bebeksin:)
Konuşuyorsun bıdığım, ellerini iki yanına açıp gözlerimize bakıyorsun, gayet ciddi bir ifade ve ses tonuyla dakikalarca bir şeyler anlatıyorsun. Sana bakmadığımız zaman sürekli aynı sesi çıkararak dikkatimizi çekmeye çalışıyorsun. Canın sıkıldığında, yanında telefonla konuştuğumuzda, sinirlendiğinde ellerini yumruk yapıp iki yanına indiriyorsun ve gözlerini kocaman açarak başlıyorsun bağırmaya. Anne de diyorsun baba da. Ama hala bunların ne anlama geldiğini bilmiyorsun güzel kızım, yani direkt bizi muhatap alarak ve anne-baba diyerek başladığın bir cümlen yok henüz:)
.jpg)
Bebeğim bazen seni oyalamak için eline kağıt, dergi gibi şeyler veriyordum ama senin kağıdı hem yırtmaya hem de yemeye bayıldığını anladığımdan beri vazgeçtim bu taktikten. Çünkü sen en kalın kağıdı bile hiçbir insan evladının bölemeyeceği kadar minik parçalara ayırıp her yere saçıyorsun, elinde kalan son minik parçayı kaşla göz arasında ağzına aıyorsun, ağzındaki kağıdı almak istediğimde ise parmağımı ısırıyorsun. Her açıdan zararlı yani tontişim:)
Miniciğim benim, ek gıda maceramız başlayalı 2 ay oldu ve ben sana her yeni yiyecek tattıracağımda hala heyecanlanıyorum. O ilk kaşık ağzına girdikten sonra ikinci kaşık için ağzın kendiliğinden açılırsa dünyalar benim oluyor. Ama ikizler burcu olman sebebiyle sanırım, birgün sevdiğini başka gün şiddetle reddedebiliyorsun. Vazgeçmediğin tek yiyecek ise yoğurt. Hatta bazen geri kalan her şeyi sırf yoğurdun hatırına yediğini düşünüyorum:)
.jpg)
Birick yavrum, çok ama çok hareketlisin. Kucakta, otururken ya da ayakta sürekli minik hamsiler gibi çırpınıyorsun. Yerde bir baştan bir başa ışık hızında yuvarlanıyorsun. Emekleme pozisyonu da alıyorsun ama çabuk sıkılıp dönüyorsun. Bunun yerine iki elinle elimizden tutunup ayağa kalkmayı ve hem totonu hem de başını sallayarak oynamayı ya da tüm evi adım adım gezmeyi tercih ediyorsun. Baban senin emeklemeden yürüyeceğini söylese de ben seni emeklerken görmek istiyorum sanırım. Ama sonuçta emeklesen de yürüsen de bizim için bal kaymak olmaya devam edeceğinden ve seni her halde yiyip bitireceğimizden sorun yok bence:)
.jpg)
Güzel kızım sen büyüdükçe bizim seninle ilgili hayallerimiz de büyüyor. Mesela daha bir kaç ay önce büyüyüp şu elbiseyi giyecek, anne baba diyecek diye hayal kurarken bugün yürümen, koşman, uzun uzun konuşman, yazın ilk kez denize girecek olman gibi hayalerimiz var. İşte yıllar geçtikçe bunların yerini okulun, eğitimin, derslerin, ergenliğin, gençliğin, evliliğin gibi çağına göre daha önemli hayaller alacak. Ülke bazında özelleştirsem de dünya ya da hayat diye genellesem de dışarıda seni ve bizi bekleyen çok tehlike ve pek çok kötü insan var meleğim. Sen bizim hayallerimizi süslerken tam da bugünlerde hayalleri yarım kalmış acılı anne-babalar var bebeğim. Allah'ım seninle ilgili hayal kurma imkanını elimizden almasın hiç. Hiçbir anne-babayı evlat acısıyla sınamasın, hele bu denli dehşet veren türüyle hiç...
.jpg)
Unutmadan, daha önce söylemiş miydim kuzucum, seni çok çok çok seviyorum...
Yorumlar
kendi gibi güzel upuzun ömrü olsun inşallah,
benim için bi sıkıştırıver annesi:)
öperim.
bahtı tahtı güzel olsun,Allah analı babalı büyütsün